10 Kasım 2009 Salı

Meksika Gribi (Domuz Gribi)
















Meksika Gribi (Domuz Gribi) paniği tam gaz devam ediyor. Aşının ne kadar olumlu ve olumsuz etkileri olduğu tartışılırken bir anda konunun gövdesinden yeni dallar budaklanmaya başladı. Amerika'da uygulanan aşıyla bizde uygulanan farklıymış, bizdekinin yan etkileri daha farklıymış derken devlet erkanının değişik kademeleri, aşıya karşı negatif bakış açılarını bizle paylaştılar. Tüm bu tartışmalar devam ededursun, ben halen bu gribin de "Kuş Gribi" veya "Sars" gibi eski salgın hastalıklar gibi bir pazarlama mucizesi olduğuna inanıyorum. Dünyada yılda 100binlerce kişi gripten ölürken şu ana kadar domuz gribinden 6000 kişinin ölmüş olması, basit bir istatistikten öteye gitmiyor benim için. Ha, gün olur, devran döner, bu satırların yazarı domuz gribi olur, o zaman bu sayfaya bir de kapak resmi koyarız, olur biter. Eğer bazı yaygaracıların söylediği gibi bu hastalık ciddi bir salgın aşamasına geçecekse, maske - eldiven türü uygulamaların yeterli olabileceğini hiç zannetmiyorum. Biz en iyisi elimizi sık sık yıkayalım, bari en azından temizlik anlayışımızda bir kademe yukarıya çıkmış oluruz, bize bir faydası dokunmuş olur. (bkz. Polyanna'cılık)

Okuyucuya not : Bilir misiniz bilmem, bu hastalığın adı Domuz Gribi değil, aslında Meksika Gribi. Meksika hükümeti, ülkenin imajının ve turizm gelirlerinin sekteye uğraması riskine karşı ilk kez bir domuz çiftliğinde görülen hastalığı tamamen domuzlara yıktı. Konuya farklı bir bakış açısı olarak domuz etinin sıkça tüketildiği ve ihraç edildiği Tayland'da ise hükümet, hastalığı ısrarla Meksika Gribi olarak adlandırıyormuş. Meksika ile Tayland arasındaki bu gerilime Amerika ve Rusya karışırsa yeni bir dünya savaşının eşiğine gelir miyiz? Böyle bir şey olursa, başbakanımızın gribe vereceği isim, savaşta hangi tarafı seçeceğimiz anlamına gelir. Savaş sonunda "Amerika kaybedince biz de kaybetmiş sayıldık" gibi cümlelere de rastlama ihtimalimiz var mı? Neden olmasın?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder