3 Haziran 2010 Perşembe

Kısa bir ara sonrası dönüş


Bakmayın kısa ara dediğime, 15 Ocak'tan bu yana 4.5 ay geçmiş. Neden bu kadar ara verdim, sanırım işlerin yoğunluğundan. Işlerim hafifledi mi? Hayır. Ama düşündüm ki bu kadar emek boşa gitmemeli, bu sayfa kapanmamalı. Neyse başlayalım bakalım yazılara..

15 Ocak 2010 Cuma

Yahşi Batı


Genelde sömestr döneminde çıkması beklenen tarzdaki bu film, bu sefer bizi şaşırttı ve yeni yılla birlikte vizyona girdi. Bir komedi filminden herkes gibi benim de tek beklentim beni anırta anırta güldürmesidir. Ancak, tüm salonun değil de (bkz.Recep Ivedik), çok ince esprileri anlayabilenlerin güldüğü ve salona toplu değil bireysel kahkaha olarak yansıyan filmlerden extra haz aldığımı söylemem gerekir. Yahşi Batı da böyle bir film. Topluca gülünen sahneler dışında (ki çoğu küfür içerikli sahnelerdi), birçok espri, salonun farklı noktalarından gelen ufak çaplı kahkahalarla karşılandı. Mesela at-kelebek ilişkisi, mızıkaya su dökülmesi talep edilen sahne, kentucky fried chicken'daki adam (ki bunu da ben kaçırdım) gibi sahnelerde mutlaka arada kaçan espriler oldu. Bu durum benim daha çok hoşuma gidiyor. Evet, kabul ediyorum, Recep Ivedik'te daha çok gülmüşümdür, ama Yahşi Batı'yı sinema salonunda seyrederken Recep Ivedik'i ev dışında hiçbir toplu ortamda izlemedim. Recep Ivedik'in Cem Yılmaz'a göre daha avam bir kitlesi olduğunu düşünüyorum, bu da Recep Ivedik filmlerini salonda izlememin önünde ciddi bir engel oluşturuyor. Ancak ve ancak, her iki film de tv'de izlendiği sürece bir hiçtir, çünkü her şekilde en çok gülünecek sahneler televizyonda sansürlenmek durumunda kalacaktır. Ama sanırım bunu düşünen yok, belki de filmlerin televizyonda yayınlanması, eskisi kadar cazip gelmiyor yapımcılara..

12 Ocak 2010 Salı

Islak Hamburger


Kim hayır diyebilir ki?? Olsa da yesek..

10 Ocak 2010 Pazar

Maç xx'de izlenir..


Yayıncı kuruluşların maç öncesi sıklıkta ekrana getirdiği bir görüntüdür, "Süper Lig, Lig TV'de izlenir", "Milli Maç ATV'de izlenir", "Tenis Kanal 7'de izlenir", "Rugby Mesaj TV'de izlenir" gibi seyircilerin kameralara tuttuğu yazılar. Örnekleri çoğaltılabilir. Kanal çalışanlarının seyircilerin eline tutuşturduğu bir karton parçası olduğuna inanmışımdır hep. Fotoğrafta da başka bir örnek var, "Futbol D Smart'ta izlenir" diye. Bir tezatlık yok mu? Futbol'un D Smart'ta izlenmesi gerektiğini belirtiyorsun, sen stattasın. Sormazlar mı sana madem D Smart'ta seyretmek o kadar güzel, ne işin var orda diye? Tutmayın kardeşim, rezil etmeyin kendinizi.

Neyse, şöyle bitirelim, "Aleniko, aleniko.blogspot.com'da izlenir"..

9 Ocak 2010 Cumartesi

Çocukluğa dair saçma sanrılar..


Çocukken siz de gerizekalı mıydınız? Ya da çocukken yanlış sanılan bazı şeyler, gerizekalılık belirtisi midir? Aile çapında futbolla seyirci bazında oldukça ilgili olduğumuz için hep maç seyrederek büyüdüm. Tabii ki bu durum, çocukluğumla birleşince saçma düşünceler de hep aklımın bir köşesinde yer aldı. Mesela takım kaptanlarının aynı zamanda gemi kaptanı olup boğazda gemi kullandıklarını düşünürdüm. Veya sakat olan futbolcular için klişe bir ibare olan "maça iğneyle çıkacak" cümlesini duyunca, futbolcunun kalçasına maç öncesi iğnenin vurulup iğnenin üzerinin bantlanıp futbolcuyla birlikte sahaya gönderileceğini tahmin ediyordum. Be salak! Adam yere düşünce o iğne nerelere saplanacak hiç mi düşünmedin? Vardır eminim sizde de böyle saftiriklikler. Yalnız değilimdir eminim bu dünyada..

Düdüksüz tencere..


Artık yemek piştiğinde değil, içine çocuk oturduğunda da düdük çalan tencere istiyoruz, Isviçreli bilim adamlarına sesleniyoruz, lütfen bu soruna bir çözüm bulun, çocuklarımız düdüklü tencerelerden zorlukla çıkartılıyor..

1 Ocak 2010 Cuma

Yeni yıl - 2010


Öncelikle tabii ki tüm canlılar aleminin 2010 yılının hayırlara vesile olmasını can-ı gönülden dileyerek kısa bir girizgah yapalım, adettendir. Bir gecede her şeyin değişeceği düşünülür. Bir saniye önce geçen yıla dair tüm kötü anlar geride kalırken bir saniye sonra yeni yıla dair her türlü pozitif düşüncelerle doludur insanoğlu. Sanırım bu sene, yılbaşında, bu duygu yoğunlaşması her zamankinden daha çok yaşandı zihinlerde. Kriz zaten vurdu tüm bünyeleri cüzdan hizasından. Üstüne bir de sağlık sorunu, ölüm, aşk hayatı istikrarsızlığı gibi mevzular yaşayanlar için daha da büyük bir kabus çöktü. 31 Aralık'ta kimi görsem sövüyordu 2009'a, aynı zamanda yağ çekiyordu 2010'a. Umarım çekilen yağlar kabul görür 2010 nezdinde. Herkes mutlu olsun, herkes huzurlu olsun, herkes sağlıklı olsun, gerisi gerçekten detay. Hakkımızda hayırlısı bakalım. Hoşgeldin ya 2010..