
Genelde sömestr döneminde çıkması beklenen tarzdaki bu film, bu sefer bizi şaşırttı ve yeni yılla birlikte vizyona girdi. Bir komedi filminden herkes gibi benim de tek beklentim beni anırta anırta güldürmesidir. Ancak, tüm salonun değil de (bkz.Recep Ivedik), çok ince esprileri anlayabilenlerin güldüğü ve salona toplu değil bireysel kahkaha olarak yansıyan filmlerden extra haz aldığımı söylemem gerekir. Yahşi Batı da böyle bir film. Topluca gülünen sahneler dışında (ki çoğu küfür içerikli sahnelerdi), birçok espri, salonun farklı noktalarından gelen ufak çaplı kahkahalarla karşılandı. Mesela at-kelebek ilişkisi, mızıkaya su dökülmesi talep edilen sahne, kentucky fried chicken'daki adam (ki bunu da ben kaçırdım) gibi sahnelerde mutlaka arada kaçan espriler oldu. Bu durum benim daha çok hoşuma gidiyor. Evet, kabul ediyorum, Recep Ivedik'te daha çok gülmüşümdür, ama Yahşi Batı'yı sinema salonunda seyrederken Recep Ivedik'i ev dışında hiçbir toplu ortamda izlemedim. Recep Ivedik'in Cem Yılmaz'a göre daha avam bir kitlesi olduğunu düşünüyorum, bu da Recep Ivedik filmlerini salonda izlememin önünde ciddi bir engel oluşturuyor. Ancak ve ancak, her iki film de tv'de izlendiği sürece bir hiçtir, çünkü her şekilde en çok gülünecek sahneler televizyonda sansürlenmek durumunda kalacaktır. Ama sanırım bunu düşünen yok, belki de filmlerin televizyonda yayınlanması, eskisi kadar cazip gelmiyor yapımcılara..

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder